BUYRUN..

HOŞ GELDİNİZ :) ARKANIZA YASLANIN VE TADINI ÇIKARIN..

31 Mayıs 2014 Cumartesi

KAYBAKAM'IN MEZUNİYET KINASI..:)


Hüzünlü, bir o kadar da mutlu bir gün benim için.. Son dersime girdim bu gün. Son kez görüştüm hocalarımla. Sınıf arkadaşlarımı toplu halde son kez gördüm.. Veeee... Mezuniyet kınamı yaktımm sonunda..

Ne bileyim anacımm sürpriz yapacaklarını. Şeytan bu kızlar vallahi, ayakta uyuttular beni. 

Ellerimde sodalar, odaya girmek üzereyim. "Kaybakamın mezuniyet kutlaması" yazıyor kapıda, bir de balon asılı. Küçücük beynim algılayamadı.. Kapıyı açtım.. Klasik yüksek yüksek kulelere ev kurmasınlar şarkısı.Kızlarla göz göze geldim, şaşkındım. Hepsi melek gibi olmuşlar abartmıyorum. Başlarında beyaz tüllü taç.(şaşırdığım bu değildi yanlış anlaşılmasın.).Odada balonlar, güzel sade bir sofra.. O kadar şaşkındım ki sadece belli aralıklarla "şaka gibi" deyip duruyordum. O ara kızlar beni süslüyor, kırmızı tüllü tacımı takıyorlardı.

Ben hala şoktaydım.. Ağladığıma hala inanamıyorum. Demek ki gerçekten kına gecesi ağlanıyormuş, deneyim kazanmış oldum. Kınamı yakmadan önce (kınanın üzerinde mum vardı)"Bir dilek tut" dediler. Ben ki dilek tutmayı beceremem.. Her zaman birileri bana dilek tutmamı söylediğinde elim ayağıma dolanır "Hayırlısı ne ise o olsun" derim. Bu defa demedim. Bu defa tutulacak bir dileğim vardı; "Dilerim ki arkadaşlığımız hiç bitmez" deyiverdim. Ağlayarak ve sesli bir şekilde içten içe haykırdım. Biliyorum ki Allah'ım kabul edecek..:)

Bu hüzünlü bir yazı değil, bu neşeli bir yazı olmalı.. Bu gün dostlarımla vur patlasın, çal oynasın, eğlencenin dibine vurduğumuz gün..(Yurtta vurabildiğimiz kadar. yani sessiz sessiz vurduk..:D Bir tek biz duyduk)

Yahu ne güzel şey insanın dostlarıyla birlikte bu kadar yakın olması. Bu gün bir kez daha fark ettim ki biz gerçekten bir aileyiz. Öyle bir aile ki, abisiyle, ablasıyla, eniştesiyle, yengesiyle, kuzeniyle, baldızıyla, görümcesiyle.. Bir görseniz var ya.. İyi ki görmüyorsunuz..:D

Bu günü asla unutmayacağım.. Bu gün (30.05.2014), mutluluktan ağladığım gün. Bu gün "Dilerim ki hiç ayrılmayız" dediğim gün:) Benim çocuklarım kesinlikle DOMATES, SALATALIK, PATATES, MARUL, ÇARLİSTON BİBER teyzeleriyle tanışacak..(Şilinimle de)





26 Mayıs 2014 Pazartesi

ÇÖLÜN ORTASINDA 'ETKİSİZ ELEMAN' İKEN, BİR GÜN...


Gece saat 'bilmem kaç', ben hala depresyondaydım,

Çölün ortasında susuzluktan ölmek üzereydim. Bir yudum su arıyordum..Su.. Su.. Suuuu.. Derken birden, bir ilan gördüm.. Bu bir serap olabilir mi? "SMMM Bilmem Kim, yanına en az 3 yıl tecrübeli eleman arıyor.".

3 YIL. Hımm.. Kendime sorular sorup, aranan kriterler bende mevcut mu öğrenmek istiyordum; 
"Tecrüben var mı Kaybakam?"
"I ıhh"
"Peki muhasebe programı biliyor musun?"
"I ıhh"
"Eeee.. Nasılsın o zaman? İyi misin?"
"İyiyim."

Tüm bunları kendimle tartışırken aklımdan ilan alt yazı olarak geçiyordu; "3 yıl tecrübeli eleman... 3 yıl tecrübeli eleman.. 3 yıl tecrübeli ELEMAN !".. İşte bu.. Ben bir elemanım..Nasıl bunu fark etmem yahu..

Sabah 9'da adamı aradım;( en güzel ses tonumla) "İyi günler, ben internetteki iş ilanınız için aramıştım." Telefondaki ses beni dinledi " Bir dakika" dedi. Sonra birilerine bir şeyler sordu, duyduğum kadarıyla "O ilanın süresi geçmedi mi?" gibi bir şeydi. Konuştuğu kişinin sesini duyamıyordum. Sonra telefondaki ses; "Buyrun, bu gün müsaitiz. Ofiste görüşebiliriz." dedi.

İnanamıyordum. Biraz da pişmandım. Derdimi anlatmak istemiştim.. " Ben sizin aradığınız eleman değilim, ama elemanım. Beni eğitir, üzerine para da verirseniz sizin istediğiniz eleman olabilirim " demek istiyordum ama diyemedim..

Yanımda canım Batman'ım vardı.Ofiste güzel karşılandık. Adımı sordu, vs.. bilgilerimi aldıktan sonra; "Buyrun" dedi. Buyurdum;
"Ben bu yıl mezun oluyorum Maliye Bölümünden. Bir çok muhasebe programı teorik olarak gördüm ama pratik bende sıffır sıffır sıffır " dedim.
" Kaç yılda bitirdiniz bölümü?"
"4 yıllık okuyorum zaten, 4 yılda bitti."
" Hay Maşallah (bunu özellikle unutmamak için yazıyorum. Vallahi dedi. Beni övdü. Oley Allaaamm).
"Teşekkür ederim..(içimden şaşırdım, yüzümden belli etmedim. İlk defa böle bir iltifat edildiğini bilsin istemedim). Beyefendi, benim amacım işi öğrenmek. Eğer ailemin ekonomik durumu iyi olsa, sizden ücret de talep etmeyeceğim. bla bla bla.."
" Ne kadar istiyorsunuz?"
"x kadar"
"Tamam. Ben sizin talebinizi karşılarım. 4 ay boyunca sizi eğitirim. Sonrasında sizinle tekrar bu masada oturur, bir iş görüşmesi daha yaparız. İsterseniz devam edersiniz."

İNANAMIYORUMMMM..Ben şaşkınken adam devam etti;

 "Bakın, sizinle açık konuşmam gerekirse, aradığım kriterlere uymuyorsunuz. 25 tane ciddi başvuru aldım. Onlardan birini almayı düşünüyorum. Ama her halükarda sizinle de çalışmak isterim."

Yaaa işte kaybakcıklar. Ben çıktım bir mutlu. İşi adım galiba. OLeyy.. GALİBAAA.. GALİBA MI? ADAM BANA SENİ İŞE ALDIM DEMEDİ Kİ..

Kendim kendime kafam karıştı. "Her halükarda sizinle çalışmak isterim." ne demek? İşe alındım mı ben acaba?. HE?


Derken efenim......
Dünden önceki gün telefon geldi ve işe kabul edildiğimi öğrendim:):).. Tezim de aynı gün bitmişti , teslim etmiştim.. Çifte kavrulmuş mutluluktu benimkisi yani..:).

Artık emekli öğrenci Kaybakam Hanım, oldu size SMMM çırağı...:D...

23 Mayıs 2014 Cuma

DERT BENDE, DERMANI ZAMAN..

 Sıkıntılı bir bekleyişten sonra bugün;

Şu an kafam allak bullak..Maillere bakmaktan hem sıkıldım, hem yoruldum.. Bir cevap, bir umut arayışı içindeyim.. Arıyorum.. Şansımı arıyorum.. Israrcıyım da..

Gerçekten geleceğim konusunda endişeliyim. Allah'ım yardım etsin cümlesine de, bana da. Bütün bunları bu gün yazıyorum ki, ileride bir meslek sahibi olduğumda, bu satırları okuyup kendime güleyim..Gülmek..Uzun zaman oldu, sadece bir şeyler yazıyorum (tez), o ara gülmeyi unuttum.

Bir daha ki hafta finaller var, bu hafta tezi teslim etmeliyim. Son gittiğim iş görüşmesinden de henüz cevap alamadım..Bir umut.. Dedim ya.. Bekliyorum... Israrcıyım..

Kendime not: Unutma.. Umut fakirin ekmeği demişler. Sabır..

Bana biraz zaman verin dostlar.. Tekrar eğlenceli yazılar yazmak dileğiyle..


16 Mayıs 2014 Cuma

SOMA ZEHİRLENMESİ YAŞAYAN İNSANLAR BURADA MI?


Ölümü daha fazla düşünür oldu insan bugünlerde. Sahi.. 283 olmuş rakam. Bu rakamdan nefret ediyorum.

"Vicdan" dediğimiz duygu, bir organım oldu hissedebiliyorum. Midemin biraz üzeri, kalbimin hafif altında bir yerlerde.Bu aralar acayip rahatsız, sancı çekiyorum.. Uyuyamıyorum.

Rüyalarım karanlık.. Gerçekten.. Bu bir ima değil, kapkaranlık rüyalar görüyorum. Karanlıktan çok korkarım.Sahi.. Onlar da korkar mıydı?

Haberleri izlemekten nefret ediyorum. Haberleri izlemek istemiyorum. Ağlayan çocuklar, kadınlar, analar, babalar, kardeşler...Acaba bu da bir rüya olabilir mi?. Şu gördüğüm kapkaranlık rüyalardan biri mesela.. Uyanmak istiyorum..

Uyanmak demişken.. Sahi.. Hepimizin uyanması mümkün mü bu rüyadan?.."Uyan Türkiye" desem, bundan da kendilerine bir pay çıkarır mı siyasetçiler?. 

KENDİME NOT: Bir daha asla uyuma Kaybakam !. Uyandığında her şey için çok geç olabilir.. Sahi..Ne zamandır uyuyorsun?..Günaydın Kaybakam.. Günaydın.. Artık çokk geçç...

14 Mayıs 2014 Çarşamba

İNSANLIK YERİN DİBİNE SAKLANMIŞ...

"Çizmemi çıkarayım sedye kirlenmesin." diyen genç. Senin o kirli çizmelerin bizim pahalı ayakkabılarımızdan daha temiz, senin o kirli alnın , senin alın terinle para kazanlardan daha açıktır.Başımız sağ olsun.

10 Mayıs 2014 Cumartesi

DİŞ PERİSİNE MEKTUP


Sevgili Diş Perisi..

Nasılsın?. İyi misin?. En son senle ne zaman görüştük hatırlamıyorum.. Sahi, en son hangi dişim çıkmıştı?..Hatırlamadın mı?. Dur ben sana hatırlatayııımmm......YİRMİLİKK DİİİŞŞŞŞŞ...

Huh.. Sakin olmaya çalışıyorum. .Dayanmaya çalışıyorum..Olmuyorr olmuyor olmuyorr.. Yahu ne vardı işini düzgün yapsaydın be kadın !(kadın olduğunu düşünüyorum. Erkek olsan da fark etmez).Bak.. Şimdi yirmilik diş alttan tünel kaza kaza ( hapishaneden kaçmaya çalışan mahkumlar gibi) azı dişi alttan dürt.. Terbiyesiz.. Adam gibi çıksa ya kardeşim düzcene...Taciz ediyor resmen yahu.. Nerde bu adalet , nerde bu devlet kardeşim.. Ağzım bozulcak , dişler birbirine girecek zor tutuyorum kendimi..

Oysa ki önceden her şey yolundaydı. Ne de güzel tanışmıştık süt dişlerimin zamanında..Her şey normaldi, olması gerektiği gibi peri abla.Bu arada sana karşı biraz kaba davrandım kusura bakma.. Diş ağrısından ne dediğimi bilmiyorum. Senden ricam, konuş şu yirmilik dişle de doğru yolu bulsun be abla.. Olmuyo.. Zaten orası küçük, kendi halinde ayrı bir dünya..Her dişin bir düzeni var peri abla , sen daha iyi bilirsin..

Daha kendini diğer dişlere bile göstermeden alttan alttan dürtmek terbiyesizlik yani.. Ne gerek var.. O azı dişi dürtüyor, azı diş zavallım sinirleniyor, bu sefer benim başım, kaşım, gözüm yer değiştiriyor kurban olayım peri abla..

Kusura bakma tekrar başını ağrıttım.. Ellerinden öperim saygılar..

6 Mayıs 2014 Salı

MERHABALAR.. BOKLET BEYLE GÖRÜŞEBİLİR MİYİM?


Uzun zaman sonra yine birlikteyiz kaybakcıklar..:) Yahu kaç kez yazmayı denediysem bir fırsat bulup da yazamadım anacım.. O kadar yoğunum ki bu aralar; tez, kpss, gelecekle ilgili planlar, uyumak, yemek yemek,tekrar uyumak  , anime izlemek, bunalıma girmek vs. anlatılmaz yaşanır yani..

Yok yookk. Sizi derlerimle sıkmak istemiyorum ve sıkmayacağım da. :). Benim bir arkadaşım vardı, daha önce bahsetmiştim ondan. TIK TIK Bu gün uzun zaman tekrar konuşabildik. Havadan sudan.. Bu gün bir kez daha fark ettim ki "en iyi dostum" ünvanını çoktaann kazanmışş:)

K :"Şilinimmm.."

S.E:"Bebişiiiiimmmm"

K: "izmir bayraklıda mısın:)"

S.E :"Eveet sakarya yazmasini cok isterdim


K: "yerim ben seni sosisim:) cok özledim kızım seni ..hasretinle yandı gönlüm bi de seyy.. ben tez yazıyom



S.E:" Kiyamaaaam sende 4 oldun mu len? Noldu is gorusmelerin annat bakem

Bende seni cok ozlediiiiiim cok hemde cooookk."
K :" anlatırım ama gülmek yok:D "
S.E : "Tamam anlat"

K: "Gittik bi bagımsız denetmenin yanına 3 kişi.. Pelin, ben ,Ayşegül... .Biz de dedik böle böle.. Biz burada kalmak yasamak istiyoruz. Bize iş.
O da dedi ki 'hay hay' buraya kadar bir problem yok:D..
'Daha önce bir tecrübeniz var mı?' dedi, 
'Yok' dedik. 
' Hangi muhasebe programlarını gördünüz?' dedi,
"Görmedik ' dedik.
Her türlü muhasebeyi gördük ama bilgisayarlı muhasebeyi görmemiştik..Bir kaç terim, belge ismi sordu bilemedik. En son dedi ki ;
' Size 2 soru soracağım, bakalım öğrendiğiniz bilgilerin dışına çıkabildiniz mi?'
'2 kere 2 ne eder?'.. Biz birbirimize baktık.. "Sizce bu bir soru mu, öngörü mü" dedi, hemen atladım Şilinimm "öngörü !" dedim. " Neden?" dedi, "Sonuçta bize basit bir soru sormayacaksınız, bu sorunun altında kesin bir şeyler varr(sinsiii)" dedim.."Evet devam et "dedi..İçten içe "DeNiz'in ortasında ne vardır?" sorusuna benzeyen bu soruya "N" eder demek istedim ama demedim.. Çok saçma bir şey olurdu, aynı zamanda kötü bir izlenim olurdu.."Bilmiyorum" dedim. Cevap ; 2 kere 2 'n' eder olacakmış..(keşke saşmalasaydım.)
"Aranızda en iyi matematik bilen kim?" dedi.. (hayda.. altından kesin bir şey çıkacak.).. Kimsede ses yok.. Zavallı Pelin,(adama en yakın oturduğu için) seçilen kişi oldu. "81 i 4e böl"dedi Pelin'e kağıt kalem uzattı.. Pelin kağıt üzerinde 20,25 ettiğini kanıtlayamadı.." Hiç boşuna uğraşma, bulamazsın." dedi. " Buradan çıkaracağınız ders, bir muhasebecinin en yakın dostu hesap makinesidir. En basit işlemleri bile hesap makinesiyle yapmalısınız." dedi. Bir öğüt daha aldıktan sonra ;
" Bakın kızlar.. HiÇ bir deneyiminiz yok, muhasebe bilginiz yok, temeliiniz yok, iş öğrenmek istiyorsunuz, bi de bunun karşılığında para talep ediyorsunuz..Ben size para ödedikten sonra iş beklerim. Sizi bu şekilde işe alamam ki.. Bir değil, iki değil üç kişisiniz.." bla bla... bir sürü öğüt aldık vesselam şilinim..

S.E : "Sende konussaydin kizim herkes tecrube istiyor ben nerde teCrube yapcam okulda bana muhasebe programi mi gosteriyorlar diyeydin ..Salak adam tecrube edincez sen ogretcen got kafali adam diyeydin .Cok sinir oldum bak su an "

K: "yerim ben seni yaaa
S.E :"Boklet diyeydin.."

(Haa? :):) oLEYYY..Saçmalamaca)
K: "kahkaha attım kızım:D hahaha ..boklett
özledim kızım ben seni yaa
valla"
S.E : "Bokleti de simdi turettim haa

K: "tahmin edebiliyorum:)
kızım orİjinalsin, en birinci sensin yaa:D"
S.E :"Orjinalim ben olley:)"
Bak bende sana bisiy anlatiim
K: " Anlat bakım?"
S.E :"Bugun is gorusmesine bi kadin geldi kadinin adi X soyadi kaşar ben bi gulmeye basladim kriz geldi ama..Gorusmeye devam edemedim hemen ik mudurune soyledim benim sinirlerim bozuldu galiba diye
Toplayamadim kendimi..
Kizim daha neler var adamin babasinin adi garip anasinin adi perişan kendide fakir😀
Sonra dedim gercek ailemi buldum galibaaa
Tabi icimden diyOm disimdan kahkaha atiyom sonra beni deli saniyolar

K: ":D:D
ay Şilinn yarıldım
valla yanaklarım agırdı

ahaha
kızımm
içimde bişi var beni gıdıklıyo sankı
duramıyorum
S.E :"O icindeki benim astral seyahate ciktim..Sen napiyon uzaylilarla aran nasil?
Ben bu ara cok arastiriyom biliyonmu?

K:" bunu bana uzun süredir soran olmamıştı
bu aralar görünmüyolar bana yaa
arada uçakları uzaylı zannediyorum sevinirken
batmancimmm hevesimi kırıyo
ayaklarıma baka baka gidiyorum
S.E :"Pis Batman belki ucak uzayli tasiyo"

K:" hahahabeni cekiştire cekiştire götürüyo olay mahalinden şilinim hani küçük çocuklar arkaya bakarken anası babası kolundan ceker ya sonra takılırlar düşeecek gibi olurlar öle oluym yine bana kızıyo
önüme bakmıyom diye
....(BU MUHABBET BİTMEZZ)

Gördüğünüz gibi Şilinim bayağı bir deli dolu .. Hem de dopdolu:):. İş görüşmesine gittiğim adamdan daha cana yakın öğütler verdi..Ve saçmaaa:D... Boklet ne len?..:D Deli kız...

28 Nisan 2014 Pazartesi

GÜLÜR MÜSÜN, GÜLDÜRÜR MÜSÜN?


"Aloo.. Mamannim (babaannem). Nasılsın bakalım?"

" Nasıl olayım be yavrum , aynı bildiğin gibi. Sen nasılsın annecim ? Kardeşin nasıl, Yiğit? Görüştünüz mü hiç?"

"O Sapanca'da mamannoşum ya Ada'ya geldiği yok ki göreyim onu. Ama geçenlerde aradı parası bitmiş, gelip alacakmış benden."

"Senin var mı yavrum paran?"

"Yoookk."

" Eee.. Nasıl verecen  sen ona para?"

"Ben de öyle dedim zaten mamannim.. 'Olum bende para yok ki, nasıl vereyim sana para' dedim. Oda vermezsen kyk'yı basarım dedi"

"Aaaa.. Ayy tansiyonum çıkacak, deme öyle.. Tühh"

"Şaka şaka kenks..:). Azcık yalvartıp öle vercem ona üç-beş kuruş..:D:D..Hem sen bırak bizi şimdi , sen nasılsın? Sağlığın nasıl? Çoluk çocuğun nasıl?

"Bla bla bla bla.. İşte böyle kuzucum. Geçen gün baban bana saç boyası aldı getirdi."

"Vayyyyyy.. Hakiki oğlun ha?.. Seni gidi seniii..."

"Yokk.. Bu hakiki olan değil.. Hakiki oğlum küçük olan. Amcan.. (Gülüyor). Bu şeker oğlum"

"Ay mamannoşum bi alemsin vallahi.. Yerim senin şeker oğlunu katır kütür kadın..
( Gülüşüyoruz).."

Babaannem harika bir kadın. Komiktir.( Bizim bütün aile üyeleri gibi). En komik yanı da komik olduğunun farkında olmaması..Gizli bir yanı var onun sanki; ne bileyim gizli tansiyon , gizli şeker gibi gizli bir hayal gücü.. Bazen dışa vurabiliyor bunu bazen vuramıyor (ya da vurmuyor).

Mevsim gibidir babaannem. Çoğu zaman ilkbahar takılır. Yaz olduğu zamanlar tadına doyum olmaz. Babaannem sonbahar olduğunda biraz ürperirsin. Ama kış olduğundaa...Vay dedemin haline, Çünkü babaannem bir tek dedeme kış olur, bize olmaz..:)

İşte bu telefon konuşmasına başladığımızda babaannem ilkbahardı. Bir anda sonbahar oldu.. Ben de anlayamadım tam olarak ama babama kızdı..

" Olsun mamannim o senin şeker oğlun ya.." dedim,

" Şeker oğlum değil.." dedi.. " Baharatlı oğlum o benim."

Gülür müsün güldürür müsün..:P?:D..Tabii gülmedim. Babamın kıvamını değiştirdi şekerli iken baharatlı oldu.. Beni napardı bilemem..:)

" Olsun minnoşum. Adaşımm. Ben seni çok özledim.. Sen benim bitaneciğimsin ya.. Bıdıkım benim.. Hanimiş benim mamanim? Hanimiş benim tontişim?"

Derken babaannem yaz oldu..:). Güle oynaya kapadık telefonu.

25 Nisan 2014 Cuma

MEZUN PSİKOLOJİSİ...


Depresyondayımm... Vallahi de billahi de depresyondayım. "Ne olacak benim sonum?" diye düşüne düşüne kafayı yedim resmen. Hayır; çok mu önemli mezun olduğum ilk sene işe başlamam?. Ailemin yanına dönmek çok mu kötü? Keşke Sakarya'da kalsam.. Acaba beni bir serbest mali müşavir yanına işe alır mı?. Bir şeyler öğrensem.. Ama parası da güzel olsa.. Sonra bulutlar pembe olsa.. Otlar morr.. İnekler yeşil olsa ve hayat bayram olsa.. Off.. Saçmalamaya başladım yine.. 

Küçükken "Ne olayım?" diye bir monolog oynamıştım.(monolog: tek kişilik bir oyun). Oradaki kahraman ne olacağını bilmiyordu. Babası terzinin yanına götürüyordu , ütü yaparken müşterinin gömleğini yakıyordu. Oradan kovulunca berberin yanına veriyorlardı, adamı kesiyordu . Oradan oraya her yere götürüyordu babası ,çocuk yeteneksiz, eli iş tutmaz (aynı ben). Sanırım hoca da çözmüş beni bu monoloğu bana vermişti oynamam için. Kadına malum mu oldu bu hallerim nedir bilmem. En son soruyordu kahraman monoloğun sonunda "Şimdi siz söyleyin, ben ne olayım?" diye..

Benim de babam geçen gün aradı, 
"Alo Kaybakam.. Mezun olunca ne yapmayı düşünüyorsun?"
"Baba ya.. Bu sene kpssden pek umudum yok. Hazırlanamadım tam. Eğer izniniz olursa, ben Sakarya'da işe girip dershaneye de burada yazılacağım. Hem çalışır hem okurum."
"Yok öyle şey.. Bizim belediyenin muhasebe müdürü emekli oluyor. Gelince buraya başkanla bir görüş bakalım."
"Ne belediyesi baba.. Ben..."
"Görüş sen dediğimi yap."
"Baba benim tecrübem y.."
"Ya sen karıştırma bi dene "

Gördünüz ya kaybaklar, işler sarpasardı. Ufff.. Aynı o kahraman gibi tutacak elimden bir oraya bir buraya.. İçimden "Help ! Hellpp!" diye bağırsam bile kimsecikler duymayacak sesimi..:(.

"Batsın bu Dünya,
Bitsin bu rüyaa
Aldatıp da gülene
Yazıklar olllsunnnn...."

Allah Allahh !.. Gördünüz mü ne demiş Orhan Baba.. Demek ki adamın bir bildiği, bir gördüğü varmış. Kossskoca Orhan Baba bile "iiiisssssssyeeeeeeeeaaaaaannnnnnn" etmiş ben nasıl etmeyim gardaşşş..

Düşünsene;
Hesapladım da 17 senedir öğrenciyim. Kendim kendime okumaya programlanmışım ben, başka bir işe yarar mıyım hiç bir fikrim yok.. Yumurta kapıya dayanmadan ders çalışmaya alışık olmayan şu beyinciğim, herhangi düzenli bir işte çalışmayı kaldırabilir mi,?. En azından bu öğrendiklerim bir işe yarayacak mı? Fabrika ayarlarım var mı?.. Varsa fabrika ayarlarıma nasıl dönebilirim?.

Offf.. Kafanız şişti biliyorum..Yazı gittikçe bunalıma giriyor.. Korkuyorum depresyonum bloguma da bulaşacak diye.. En iyisi çok fazla dokunmayayım derinlere girmeyeyim..Kendi içimde depresyonumu yaşayıp, uyuya kalana kadar anime izleyim bari. 

Hoşçakalın Kaybaklarım..:(..

19 Nisan 2014 Cumartesi

POLO (Delikli Şeker)


Poloo... Delikli şeker..:)

Tek kötü alışkanlığım.. Ne sigaram var, ne içkim , ne kumarım.. Bir polo'm var arkadaş. Günde 1 paket ile sınırlı tutmaya çalışıyorum.. Ama bazen tutamıyorum kendimi elimde değill :)

 "Off.. Ayşegül ya.. Canım tatlı bişiler istiyo. Gel kantine gidelim." dedim,
" Hoca gelecek şimdi kızım. Sonra gideriz .. Al şimdilik bununla idare et."
"Bu ne be."
" Nankörlük etme , İdare et işte. Hem seversin bunu. Ayrıca küçükken hiç yemedin mi? Hatırlamıyor musun?
" Yo.. Bilmem. Adı ne bunun?"
"Polo"
"Hatırlamadım. Neyse. Ver bakalım bir tane Ayşecik"

İşte o an, adını hatırlamadığım bu şeyin, tadını hatırladım.. O günden beri çantamdan hiç eksik etmedim. 
( Gerçekten).Hatta aramızda espri konusu bile oldu..:)))) ;

1.
" Çek bir fırt kanka.." diyerek polo şeker elden ele doşaştırmaca.

2.
"Ay ya.. Tansiyonum düştü. Çok kötüyüm. Tansiyon ilacı olan var mı?" demek aslında " Polosu olan var mı?" demektir.:)

3.
"Öhö öhö" demek bile bazen yeterli " Polosu olan var mı?" demek için..


Ne diyelim;
Günde bir avuç polo,
Her derde DEVO....:P

"Yahu konu mu bulamadın da şekeri anlatan bir yazı yazdın be Kaybakam?" diye sorarsanız., " Yooo... Ne alakası var ki. Hıh.. Hiç yani.. Kem kümm.. " derim.. O yüzden sormayın..:D..Haydin sonra görüşürüz.








17 Nisan 2014 Perşembe

KANLI 'AY'


Evet.. Kanlı... Kanlı bıçaklı...

Bu gün kanlı ayın ilk günü. Her şey 500 yıl önce Ay'ın , Dünya'nın ve Güneş'in aynı hizaya gelmesiyle başladı. Bu gün Ay, 3. kez kanlandı....

( Ürkütücü dimi?..:):):).. Hihihih..... Öööcüüüü)

Okuduğuma göre, bu durum tüm burçları etkiliyormuş kaybaklarım.. Hatta bir yerde " Bu günü uyuyarak geçirin, çok gergin olacaksınız eyy insanlarr !" diye bir yazı bile okudum.... Sonra düşündüm, düşündüm.. Acaba biz de etkilendik mi?. 

Kızlarla bu konuyu konuşmaya karar verdikten hemen sonra bu konuyu konuştuk ( Nasıl bir cümle bu yahu )
Herkes kendini inceledi ve düşüncelerini benimle paylaştı;

1. BÖLÜM : Salatalık

"Acı çekiyorum kızım sabahtan beri.Acı çekiyorum ! (ses, bir tarafından çıkıyor gibi). Yalan söylüyorum. Aslında özlemedim, ama tatil için özledim dedim çocuğa.( Hiii..... Kanlı ayda ilk yalann.. Aman Allah'ımmmmm...) En önemlisi de ne biliyor musun?  Burcum oğlak, ama kendimi ikizler gibi hissediyorumm"

2.BÖLÜM: Patates

Salatalığın deyimiyle hala evrim geçiriyor. Ne bulduysa, ne gördüyse, eline ne geçtiyse her şeyi yedi. Durduramadık. Ağlayası var galiba emin değilim. "Kızımm ölüyorum, parmaklarımı filan hissetmiyorum !" diyerek ifade etmeye çalışıyor kendini. " Canavara dönüşüyor işte ! Evrim geçiriyor ." diyor salatalık.. Üzülüyor arkadaşı için. ( Ağlıyor ).

Oysa bu gün kavga etmediler.. Sadece yüksek sesle konuştular.. (çok yüksek )

3.BÖLÜM : Çarliston Biber

Şu an karmakarışık duygular içinde anayasa çalıştığını söylüyor. Tam şu anda ; "Kızım ben iyi değilim gerçekten.. Beni Ay tutmadı da....." derken  salatalık ; "Otobüs mü tuttu?" diyor..( Kahkaha atıyorlar. Iğğyyy.. :D..  Ama hoşuma gidiyorr...)
Tam şu anda patates ;" Yanıyorummmm !" diye bağırıyor, Çarliston ;" Salatalığı kesin Ay tuttu" diyor, ama duyguları hala karışık.

Enerji patlamasıyla birlikte hafif bir mide ağrısı varmış gastritten dolayı.( Bunu bana sanki doktora şikayetlerini anlatır gibi anlatıyor inanabiliyor musun?.).. Bu arada Salatalık ve Patates hala kıtlıktan çıkmış gibi bir şeyler yemeye devam ediyorlar..

4.BÖLÜM : Domates

"Ay beni dün etkiledi, şu an çok iyiyim. Dün eniştenle kavga ettik biraz 'Senin biraz saçını mı kestirsek? Dur sana biraz para vereyim' dedi, şu an iyiyiz. Dün psikolojim bozuktu." diyor ve ekliyor "Dünü anlat sen Kaybakamcımmm, yaz oraya.".. 

Ne yazsam?.. Şeyy.. Domates gerçekten etkilenmiş gibi. Şu an ders çalıştığını gözümle görmesem inanamazdım.. Sanki dünya tersine dönmüş.. Ya da Ay herkesi olumsuz etkilerken onu olumlu etkilemiş.

5.BÖLÜM : Kaybakam (final)

Etkilendim mi acaba?... :P:P... Bilin bakalım etkilendim mi?.. Hu huuu...

Yok bea..:D.. Ama duurr.. Etkilendim len.. Şu an vizeye çalışmam gerekirken ben bunu yazıyorum.. Normal olmadığım kesin.. Tabii canımmm.. Normalde çok normalimm.. Eminim.. Hı hı.. Valla bak.. Normal kişiler arasında beni görsen, anormal olduğumu anlamazsın..:D.

Off deli gibiyimm..

Tam şu anda Çarliston bir hışımla içeri girdi; " Kaybakam'a bakarak bir şeyler söylemem gerekiyor.." dedi.. Merakla yüzüne baktım.. Önemli bir şeyler olmalıydı. "Federe devletler...." dedi.. Haa? Evet evet.. Yanlış duymadım ya..Federe devletli bişiler dedi yüzüme çemkire çemkire..Geldiği gibi geri gitti..

???

SONUÇ : Bizim odayı 'Ay' çarptı.
Ölü yok, herkes yaralı...:)))



16.04.2014
00:51




11 Nisan 2014 Cuma

KAYBAKAM HANIM'IN DOĞUŞU...


Merhabalarrr sevgili kaybakcıklar..

Bilir misiniz ki "Kaybakam Hanım" nedir?. Ne demektir?.. Bir anlamı var mıdır?. Varsa eğer zıt anlamı var mıdır?.O da yoksa bla bla bla....." Kesssss... sadede gel Kaybakammm !" dediğinizi duyuyorum.. Tamam tamam.. Anlatıyorum işte..

Bir okuyucum bana demiş ki: "Ne demek Kaybakam?.Nasıl ortaya çıktı?". Şeyy.. aslında Kaybakam Hanım yanlışlıkla ortaya çıktı.:)... Şöyle ki ; orjinalde bu bir seslenişti;

" Hanım her şey hazır mı?"
"Hazır hazır.. Reklamlar bitmek üzere."
"Bırak şimdi sen reklamı.. Çay hazır mı çayy"
"Hazır dedim ya Bey.. "
Adam oturma odasına gire, bir sürü boş kolduktan gider kadının oturduğu koltuğa;
"Kay bakam Hanım az". der..

İşte.. Buradaki "Kay bakam Hanım" oldu size "Kaybakam Hanım"..:)... Yanlışlıkla boşluk bırakmamışım ..:).. Diyeceksiniz ki ;" Düzeltseydin kızım o zaman"..Düzeltmedim..:).. Çünkü pek bir havalıydı; "Kaymakam Hanım" gibi..:D..Bir de ben maliye okuduğum için, dedim belki de Allah malum etmiştir.. Şimdi Kaybakam olan ileride Kaymakam neden olmasın?..:P...

İşte bu ismin hikayesi buydu..Bu arada orijinal bir blog ismi bulamadığın için yazılarını yayınlamadığını söylemişsin.. Ama önemli olan blogunun ismi değil, içeriği.. Farkını belli edersen zaten seni severler.. İçindeki yeteneği dışarı çıkarmalısın..( Naçizane fikrim )

Benim yeteneğimi soracak olursan, accayiippp saçmalarım.. Gerçekten.. Benim yeteneğim bu.. Hayal gücüm çok geniştir.. Bazen aklına gelmeyecek konularda yazılar yazıp seni şaşırtabilirim.. Ve hikayeler, masallar üretmeyi severim.

Gerçek hayatta nasılsam burada da aynıyım.. Birileri beni daha çok okusun diye ilgi alanıma girmeyen konularda , bilgi sahibi olmadığım konularda yazılar yazamam.. (İstesem de yazamam). Benim tek yeteneğim 'Mizah'ım.. Başka bir yeteneğim yok..

Biliyorum ki sen bir çok güzel yazılar yazacaksın.. İşte o zaman seni "kıskanacağımmmm"..



Sonra belki ben de sana soracağım ".....ne demek?" diye..Ne de olsa"Hepimiiizzzzzzz kardeşizzzzzzz..bu öfkeeee Ne diyeeeee. "..:)..

HİH HİH HİH HİH...(sinsi gülüş)...:P

10 Nisan 2014 Perşembe

VİZELERE GİRMEYE HAK KAZANDIM ANNE !


Geldi yine bizimki...

Geldi işte, yine geldi..:(. Hemen not bulmak lazım değil mi?. Neydi şu hiç sevmediğim kızın ismi? Heh.. Ayşe Ayşe.. Hatırladım.. Bir muhabbet kurmak, bir çay ısmarlamak , bir oturup iki gülmek farz oldu şimdi.. 

En sevimli halim;


Kimse dayanamaz bu bakışa.:).Notları aldıktan sonra çalışmakta ne var..


Bir uyanırsın ;


Peki kazanan kim olur?


SONUÇ:

"Eee... Bütlere girmek de nereden çıktı şimdi Kaybakam?"
"Vizelere tekrardan girmeye hak kazanmışım anne"

hihihihi....:):):)....(şşşşşttt... aramızda :P)





9 Nisan 2014 Çarşamba

MALİ ADAM İCAT ETTİM !..(Orijinal :P)


"Görsel Tasarım"..

Hatırladınız mı bilmiyorum ama geçen yazımda bahsetmiştim (bkz. Güm be de güm be de güm güm ). Vay arkadaş. Nereden seçtim ben bu LANET dersi.

Oysa ki ben resim yapmayı seven bir insandım..:(  İçimi çürüttü, hayal gücümü törpüledi bu adam..Yahu resim dersinde ne olur?

1- Boyanın her türlüsü
2- Resim kağıdı
3- Kalem , silgi vs..

Oturursun bir köşeye ve efenim kuş mu çizersin, çiçek mi çizersin, böcek mi çizersin... Artık sana kalmış arkadaşım.. Kafan rahat.. Ohh.. Dünya varmış.. Ama biz resim dersinde bunların hiç birini yapmıyoruz ki.. Yahu biz son sınıfız.. Ver işte numaradan ev çizdir, ne bileyim seni çizelim (portresini yani..).. Ama yokk !

Geçen zamanlarda hatırlar mısınız bilmem, kağıt kıvırma sanatı yaptırmıştı. Baya bir uğraştık ne zormuş arkadaş. Bu sefer de kolaj çalışması yapacakmışız. Nah bu koyduğuım resim kibin.. Ama tam olarak öyle de değil.. Hem bu resmi yapacağım , hem de sen bu resme baktığında maliye teması göreceksin.. Haydi bakalım çık işin içinden Kaybakam !..

Bir mukavva aldım 70e 100 cm. Mubarek ne yerde durur ne gökte.. Okula getirene kadar ( Neredeyse boyum kadan) aklan karayı seçtim..Ahh ah.. Allah'ın sopası yok işte.. Var mı öyle kolaydan ders geçmek Kaybakam Hanım.. Seçmezsen bölüm derslerini olacağı bu..

Lenn !..len hoca.. Ben de bu kolajda parayı konuşturmazsam bana da Kaybakam Hanım demesinler..Bu bir rüşvet değil yanlış anlamayın kaybaklarım. Öyle ya, Hem adam olacak, aynı zamanda mali olacak.. Ben de paradan adam yaparım..:) Mali adam olur :P.. Nasıl fikir?

Ben buldummm !.. Ben buldummm :D..